KPMG'den Haberler
Uzun Soluklu Bir Plan: Türk Şirketlerinin 2009-2014 Yılları Arasındaki Yurt Dışı Yatırım Planları
KPMG’nin yeni araştırması “Uzun Soluklu Bir Plan: Türk Şirketlerinin 2009-2014 Yılları Arasındaki Yurt Dışı Yatırım Planları”, Türk şirketlerinin içinde bulunduğumuz dönemde ve önümüzdeki beş yıl içinde, yurt dışında yatırım yapmak için en çok tercih ettikleri ülkenin Rusya olduğunu ortaya koydu.
- Avrupa ülkeleri yatırım için Asya, Afrika ve Orta Doğu gibi bölgelere yöneliyor.
- Türk iş dünyası Avrupa ve diğer dünya ülkeleri arasında kilit rol oynamak için sabırsızlanıyor
- Bu yıl Rusya’nın, özel sektörde Türk dış yatırımının yüzde 30’unu kapsaması bekleniyor. Gelecek beş yıla bakıldığında ise, Rusya yüzde 14’lük tercih payıyla yatırımcıların en çok tercih ettiği ülke konumunda.
Bu yılın en çok tercih edilen ikinci ülkesinin ise yüzde 18’lik bir payla Almanya olduğu görülüyor. Ancak Almanya’nın yatırım yeri tercihi olarak cazibesini nispi olarak kaybetmeye başladığı anlaşılıyor.
Bir yıl sonrasına baktığımızda, Almanya’nın yatırım için tercih edilen ülkeler arasında üç sıra gerileyerek Fransa, Mısır, Irak, Romanya, Libya’nın ardından İngiltere ile aynı konumu paylaşacağı açıklanıyor.
Bu sonuçlar KPMG’nin Türkiye’deki şirketlerin şimdiki ve gelecek beş yıllık zaman dilimindeki yatırım planlarını incelemek üzere oluşturduğu “Uzun Soluklu Bir Plan” çalışmasının sonuçları olarak ortaya çıkmıştır.
Bu çalışmaya göre, Türk yatırımcılar artık yerleşik AB ekonomilerinden çok, Doğu Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’nun gelişmekte olan ekonomilerine yönelmektedir.
İngiltere ve Almanya gelecek beş yıl içinde yatırım planlarında yer alıyor olmasına rağmen, gelecek 5 yıllık dönemde Türk dış yatırımlarından diğer büyük payı Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Libya ve Cezayir alacak gibi görünüyor.
KPMG Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıdemli Ortağı Ferruh Tunç sonuçları “Bu durum Türkiye’ye has özel bir yatırım eğilimini yansıtıyor” şeklinde değerlendiriyor.“Dünyanın diğer ülkelerinde yapılan benzer araştırmalarda, uluslararası yatırımcılar arasında en çok tercih edilen yaklaşımın ABD’deki nispeten büyük yatırımlarını, Çin ve Hindistan ile kısmen Avrupa’daki artan yatırımların lehine olacak şekilde azaltmak yönünde olduğunu görüyoruz.“Ancak Türk yatırımcılar hızlı bir şekilde Doğu ve Güney’deki ülkelerle ilişkiler kurmaya odaklanmış durumdalar. Türkiye’nin bu ülkeler ve Avrupa ülkelerinin ekonomisi arasında önemli bir yeri olması ve AB’ye katılma azmi göz önünde bulundurulduğunda, Türk iş dünyasının Asya, Afrika ve Avrupa arasında kendine kilit bir rol hazırlamakta olduğu görülmektedir.”
Bu görüşü, Türk şirketlerinin politik dalgalanmalardan diğer ülkelerdeki şirketlere oranla çok daha az kaygılanması, bunun yerine yabancı ülkelerdeki vergi uygulamalarıyla daha çok ilgilendikleri bulgusu da desteklemektedir.
Yurt dışında yapılan diğer araştırmalarda en fazla tercih edilen yatırım şekilleri arasında görülen ortaklıklar, Türkiye’de ankete cevap verenlerden sadece yüzde 16’lık bir kesimi tarafından tercih edilen bir yatırım şekli olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bunun yanında, bir Türk şirketinin doğrudan iştiraki veya şubesi olarak yapılan dış yatırımlar yüzde 44 oranı ile çok daha popüler bir alternatif olarak görülmektedir.
Tunç’a göre “Türk vergi sistemindeki gelişmeler, vergi yapılandırmasının uluslar arası yatırım şekli tercihinde giderek artan bir öneme sahip olmasına yol açıyor”.
2006 yılında yeniden yenilenen Kurumlar Vergisi Kanunu tarafından sunulan yeni ‘Kontrol Edilen Yabancı Şirket’, ‘Transfer Fiyatlandırması’ ve ‘Yurt dışı İştirak Kazançları İstisnası’ gibi uygulamalar Türk şirketlerin yurt dışı kazançları ile ilgili Türk Vergi uygulamasını güncelleyecek şekilde tasarlanmıştır. Bu durumun Türk şirketlerin yabancı yatırımlarına ilişkin en etkin yapıyı belirleme konusunda görüşlerini gözden geçirmelerine sebep olduğunu düşünüyoruz.
“Türk şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin stratejileri, şimdiden yurt dışında güvenilir iş ilişkileri kurarak gelecekte Avrupa ve dünyanın diğer ülkeleri arasındaki ekonomik alışverişlerde önemli bir role sahip olmayı hedefliyor. Bunun sonucu olarak, Türk iş dünyasının uzun soluklu bir plan dahilinde hareket ettikleri söylenebilir.”
KPMG’nin araştırması birçok farklı sektörden gelen kıdemli kurumsal karar vericiler, genellikle CEO’lar ve CFO’lardan oluşan 50 kişi arasında yapılmıştır. Bu kişilerin şirketlerinin yıllık ciroları 100 milyon TL ile 500 milyon TL arasında değişmektedir. Ağustos ve Eylül ayları boyunca telefon yoluyla yürütülen anketlerde bu yöneticilere yatırımlarını nerelerde yapmayı düşündükleri, bu yerleri seçmelerinde etkili olan faktörler, gelecek bir ve beş yıl içinde nerelerde yatırım yapmayı düşündükleri sorulmuştur.
“Uzun Soluklu Bir Plan, Türk Dış Yatırımının 2009-2014 Yılları Arasındaki Planları” araştırması, 21 Ekim 2009’da 150’den fazla delege ve konuşmacının katılımıyla İstanbul’da KPMG tarafından gerçekleştirilen 2009 Sonrasına Bakış: Türkiye’yi Bekleyen Fırsatlar ve Zorluklar isimli Uluslar arası Kurumlar Vergilendirmesi Türkiye konferansında açıklanmıştır.
Rapora ulaşmak için tıklayınız
© 2010 Akis Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş., bir İsviçre kuruluşu olan KPMG International’ın Türk üyesidir. Tüm hakları saklıdır.